Küresel teknoloji alanında önemli bir başarıya imza atan Türk üniversite öğrencileri, Huawei’nin düzenlediği bilişim teknolojileri yarışmasında ödül elde etti. Türkiye’den gelen gençlerin yer aldığı ekipler, 49 farklı ülke ve bölgeden toplamda 177 öğrencinin katıldığı bu uluslararası etkinliğin finallerine katılma şansı buldu. Yarışmanın bu yılki oturumu, 2025-2026 döneminde gerçekleştirildi.
Öğrenciler, “ağ”, “bulut”, “bilgisayar teknolojisi” ve “inovasyon” gibi çeşitli kategorilerde projelerini sunarak finale yükseldi. Sivas Bilim ve Teknoloji Üniversitesi’nden gelen bir ekip, “ağ” kategorisinde birincilik ödülünü kazanmayı başardı. Ayrıca Eskişehir Osmangazi Üniversitesi’nden bir grup, “bulut” alanında ikincilik, Karadeniz Teknik Üniversitesi’nden ise başka bir ekip “bilgisayar” kategorisinde üçüncülük ödülü elde etti.
Koç Üniversitesi, İstanbul Teknik Üniversitesi ve Çanakkale 18 Mart Üniversitesi’nden öğrencilerin oluşturduğu ekip ise “Çayönü AI-VR projesi” ile “inovasyon” kategorisinde ikincilik ödülüne layık görüldü. Bu proje, Diyarbakır’daki neolitik yerleşim alanı olan Çayönü Höyüğü’nü yapay zeka ve artırılmış gerçeklik kullanarak dijital ortamda yeniden canlandırmayı amaçlıyor. Proje, arkeolojik verilerle akademik kaynakları entegre ederek kullanıcıların deneyimlemesi için rehber içerikler sunuyor.
Yarışmaya dünya genelinden 100’den fazla ülkeden yaklaşık 220 bin öğrenci başvurdu. Türk öğrenciler elde ettikleri sonuçlarla sadece teorik ve pratik becerilerini değil, aynı zamanda yenilikçi düşünme yeteneklerini de sergileme fırsatı buldu. Türkiye’nin Pekin Büyükelçisi Selçuk Ünal, başarılı öğrencilere telefonla ulaşarak onları tebrik etti ve başarılarının devamını diledi. Aynı zamanda Türkiye’nin Guangcou Başkonsolosu Adnan Hayal de Türk öğrenci ekibine destek vermek üzere finallere katıldı.
Huawei’nin merkezinin bulunduğu Şıncın şehrinde gerçekleştirilen ödül töreninde konuşan Huawei Bilişim Teknolojileri Stratejisi ve İş Geliştirme Bölümü Başkanı Ritchie Peng, yarışmanın sosyal ve çevresel kalkınma amacıyla teknolojinin sürdürülebilir şekilde kullanılmasına olan bağlılıklarını yansıttığını belirtti. Peng ayrıca yarışmanın rekabet aracılığıyla öğrenme sürecini gerçek hayattaki zorluklara yanıt vermek için nasıl kullanabileceğimizi gösterdiğini vurguladı.
