3 Yaşındaki Leyla’nın ölümünde kan donduran detaylar: Günlerce alıkonuldu, aile cinayeti gizledi

771391 1658153165 zlat

Ağrı 1. Ağır Ceza Mahkemesi, 15 Haziran 2018’de ailesiyle ziyarete gittiği Bezirhane köyünde kaybolan ve cansız bedeni 18 gün sonra akarsu kenarındaki ağaçların arasında bulunan Leyla Aydemir’in ölümüne ilişkin kararın gerekçesini açıkladı. Biri tutuklu 7 sanığın yeniden yargılandığı davada, amca Yusuf Aydemir’e ‘çocuğa karşı kasten öldürmek’ suçundan verilen ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasının detayları, cinayet sürecindeki çelişkileri tüm çıplaklığıyla ortaya koydu.

AİLE BİLİYORDU BABA ŞİKAYETÇİ OLMADI

Gerekçeli kararda yer alan en dikkat çekici tespitlerden biri, Leyla’nın kaybolması ile cesedinin bulunması arasında geçen sürede akrabalarının evlerinde hiçbir şekilde arama yapılmamış olmasıydı. Dosyaya göre, baba Nihat Aydemir olayla ilgili şikayetçi olmadı.

Mahkeme, Leyla’nın kaybolmadığını, rızası dışında alıkonulduğunu ve bu süreçte köydeki yakın akrabalarından birinin evinde saklandığı kanaatine vardı. Tanık beyanlarına da dayandırılan kararda, suçun aile içinde işlendiğinin taraflarca bilindiği ancak konunun bilinçli şekilde konuşulmadığı tespiti yer aldı. Kararda ayrıca, 3 yaşındaki maktulün ani gelişen bir olay veya kendi eylemi neticesinde ölmesinin mümkün olmadığı, şahsi husumet yaşayamayacağı belirtilerek, cinayeti maktulün anne ve babası ile husumeti bulunan birinin işlemiş olabileceği değerlendirildi.

ARAMA ÇALIŞMALARI SÜRERKEN KÖYDE SAKLAYIP SÜTLE BESLEDİ

Sanık amca Yusuf Aydemir’in, Leyla’nın kayıp olduğunun fark edilmesinin ardından çocuğu yeri tespit edilemeyen bir alanda eve sakladığı tespit edildi. Mahkeme, köydeki sıkı denetimler nedeniyle köy halkının aranmadan köy içine giremediğini ve köyden dışarı çıkamadığını hatırlatarak sanığın eylemlerini şu ifadelerle kayıt altına aldı:

“Sanık Yusuf Aydemir’in arama çalışmalarının başlamasından sonra evlerine çok sayıda kişinin gelmesi nedeniyle maktulün sesinin duyulamayacağı şekilde tertibat alarak maktulü köydeki tüm evlerde bulunan su kuyusu ya da ambar gibi serin bir yerde saklamaya başladığı, zaman zaman arama çalışmalarına katılmayarak, yakalanmamak adına maktulün yanına girerken telefonunu kapatarak maktul ile ilgilendiği, köyde yapılan arama çalışmalarının yoğun şekilde devam etmesinin sanığın hayatını sekteye uğrattığı kanaatine varılmıştır.”

Kararın devamında ise cinayet sürecine ilişkin tırnak içi şu tespitlere yer verildi:

“Sanık Yusuf’un maktulün ölümüne kadar gerçekleşen süreçte saklamış olduğu yerde baktığı ve süt ile beslediği, sanık tarafından adli tıp tarafından tespiti yapılamayan bir şekilde maktulün 26-27 Haziran 2018 tarihlerinden önce öldürüldüğü, ardından arama ve denetim faaliyetlerinin azalması için bir süre daha maktulü serin bir yerde beklettiği kanaatine varılmıştır.”

HEDEF ŞAŞIRTMAK İÇİN SAHTE İHBAR VE TELEFON OYUNU

Karar, arama kurtarma faaliyetlerinin nasıl yönlendirildiğini de gösterdi. 17 gün süren yoğun arama çalışmalarında Leyla bulunamadı; ancak alınan bir ihbar ekipleri farklı bir bölgeye yönlendirdi. Bu ihbarın ardından köy etrafında yapılan denetimlerin azalmasını fırsat bilen Yusuf Aydemir, maktulü traktörü ile köye yakın bir dere yatağına bıraktı. Mahkeme, maktulün fail tarafından bilinçli olarak bulunma ihtimali yüksek bir konuma bırakıldığını belirtti.

Deliller, mağdur beyanları ve adli raporların incelendiği kararda, Yusuf Aydemir’in telefon trafiği de çözümlendi. Sanığın kullandığı sim kart hattına bağlı internetin, olayın yaşandığı 15 Haziran 2018 ile cesedin bulunduğu 2 Temmuz 2018 tarihleri arasında kapalı tutulduğu, Leyla bulunduktan sonra hattın yeniden aktif hale getirildiği belirlendi.

Yusuf Aydemir savunmasında, “Olay nedeniyle merkeze gelemediğim için internet yükletemedim, telefonumu tamir için verdim ve tuşlu telefona geçtim” iddiasında bulundu. Fakat mahkeme, sanığın Ağrı merkezde yayın organlarına açıklama yaptığı sırada elinde akıllı telefon bulunduğunu tespit etti. Sanığın suçtan kurtulmak amacıyla kasten telefonunu değiştirerek tuşlu telefona geçtiği ve internetini kapattığı karara bağlandı.

OTOPSİDE ÖLÜM NEDENİ BULUNAMADI

Adli Tıp Kurumu 1. İhtisas Kurulunun 30 Temmuz 2018 tarihli raporuna göre, küçük çocuğun soğuk bir ortamda bekletilmesi sebebiyle ölüm zamanı kesin olarak belirlenemedi. Ölümün, cesedin bulunduğu 2 Temmuz 2018’den önceki 3 gün ile kaybolduğu 15 Haziran 2018 arasında gerçekleştiği değerlendirildi.

Otopsi bulgularında maktulün cilt bütünlüğünün korunduğu; kafa, göğüs ve batın boşluğunda herhangi bir yaralanma, kafa içi kanama, beyin doku kaybı, beyin kanaması, iç organ veya büyük damar yaralanmasının tespit edilmediği ve iskelet sisteminin sağlam bulunduğu vurgulandı. Ölüm sebebi tam olarak belirlenemezken, Leyla’nın açlık veya susuzluktan ölmediği, vücudunda uzun süre bakımsız kaldığına dair herhangi bir bulgunun mevcut olmadığı da ifade edildi.

DAVANIN GEÇMİŞİ

Leyla’nın ölümüne ilişkin 7 sanık hakkında Ağrı 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde açılan davanın 2 Ekim 2020’de görülen karar duruşmasında tutuklu amca Yusuf Aydemir “kasten öldürme” suçundan ağırlaştırılmış müebbet ve “cebir ve hile ile kişiyi hürriyetinden yoksun kılma” suçundan 4 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Diğer sanıklar Y.A, B.D, H.D, M.A, M.A.A. ve A.A. ise delil yetersizliğinden beraat etti.

Ancak dosyayı inceleyen Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi (BAM) 1. Ceza Dairesi, her türlü şüpheden uzak delil olması gerektiğine ve çeşitli usul eksikliklerine işaret ederek yerel mahkemenin kararını tüm sanıklar yönünden bozdu, Yusuf Aydemir’i tahliye etti. Erzurum BAM Başsavcılığının 4 Ocak 2021’de bu karara yaptığı itiraz reddedildi ve Erzurum BAM Başkanlar Kurulu bozma kararını hukuka uygun buldu.

Bozma kararının ardından 8 Ekim 2021’de Ağrı 1. Ağır Ceza Mahkemesince yeniden yargılanan tüm sanıklar hakkında delil yetersizliğinden beraat kararı verildi. Erzurum BAM 1. Ceza Dairesi bu kararı da hukuka uygun buldu. Fakat Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, verilen beraat kararını hukuka aykırı bularak hükmün bozulmasını talep etti ve Yargıtay 1. Ceza Dairesi kararı bozdu.

Yeniden yapılan yargılama sonucunda mahkeme, amca Yusuf Aydemir’e “çocuğa karşı kasten öldürmek” suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis, “kişiyi hürriyetinden yoksun kılmak” suçundan 6 yıl hapis ve “çocuğa karşı cebir ve hile ile kişiyi hürriyetinden yoksun kılma” suçundan 3 yıl hapis cezası verdi. Tutuksuz yargılanan diğer sanıklar A.A, Y.A, B.D, H.D, M.A.A. ve M.A. ise üzerlerine atılı suçların sabit olmaması nedeniyle ayrı ayrı beraat etti. (AA)

yok

Author: Tolga Koç