Yörüngeden Ayrılan Uydular Patlamaya Neden Olarak Gezegenlerdeki Olası Yaşamı Yok Ediyor Olabilir!

Yabancı uyduların ve öte gezegenlerin nasıl etkileşime girdiği ve bu etkileşimlerin uzak yıldız sistemlerinde yaşam potansiyelini nasıl etkilediğini bilmediğimiz ve aydınlatılması gereken konulardan bir tanesi… Gökbilimcilerin yeni keşfine göreyse öte uydular yörüngeden çıkarak diğer öte gezegenlere çarpıyor ve o gezegenlerdeki yaşamı yok ediyor olabilir. Detaylar için… ?

Kaynak: https://www.livescience.com/unstable-…

Ay’ın Dünya’ya çarpması kulağa bir kıyamet günü senaryosu veya bilimkurgu filmlerindeki felaketlerden biri gibi gelebilir.

Ancak diğer yıldız sistemlerindeki bazı gezegenler için bu tür çarpışmalar yaygın olabilir.

Yapılan bir araştırmaya göre, güneş sistemimizin dışındaki bir ötegezegen etrafında dönen öte uydular veya aylar, ev sahiplerine çarpıyor ve yaşam şansını yok ediyor olabilir!

Ayrıca bu düzenli aralıklarla yaşanıyor olabilir ve de bu gezegenlerde tomurcuklanan herhangi bir yaşam için bu çarpışmalar felaket olabilir. Peki bu nasıl gerçekleşebilir?

Her yıl, Ay gezegenimizden 2,5 santimden biraz daha fazla uzaklaşıyor ve yörüngesi her yıl daha da büyüyor.

Aynı zamanda, Dünya da her yıl biraz daha yavaş dönüyor. İşte bu iki etken sonucu Ay bir gün Dünya’dan kopabilir ancak neyse ki bu olay bizlerin hayal bile edemeyeceği kadar, güneşin çoktan patladığı bir gelecekte yaşanacak. Ancak araştırmada yer alan astronom Brad Hansen’in hesaplamalarına göre, bazı ötegezegenlerin etrafında, özellikle de yıldızlarına Dünya’nın güneşe olduğundan çok daha yakın olanların çevresinde, bu durum gezegenlerin ve ‘dengesiz’ uydularının oluşumlarının ilk milyar yılı içinde çarpışmasıyla çok daha hızlı gelişebilir.

Astrofizikçi Jonathan Brande, “Kendi güneş sistemimizde çok sayıda uydu olduğunu biliyoruz, bu nedenle doğal olarak ötegezegen sistemlerinde uyduları olduğunu tahmin ediyoruz.” diyor.

Hansen ve ekbinin simülasyonlarında, ev sahibi gezegenlerinden uzaklaşan aylar, genellikle bir patlama ile geri dönüyor, gezegene çarpıyor ve devasa toz bulutları yaratıyor. Bu toz bulutları ise yıldızın ışığıyla aydınlatılıp ısıtıldıkça kızılötesinde parlıyor ancak yok olmadan önce sadece yaklaşık 10 bin yıl sürüyorlar. Hansen, NASA’nın Geniş Alan Kızılötesi Tarama Gezgini uzay teleskobundan yapılan gözlemlerin, her yıldızın ömrünün bir noktasında böyle bir olaydan geçeceğini öne sürdüğünü söyledi. Bu toz emisyonlarının gezegenler ve uyduları arasındaki çarpışmaları temsil etmesi makul diye de ekledi.

Ancak bu toz bulutları çok kısa ömürlü olduğundan, gökbilimciler bunlardan yalnızca bir düzine kadarını gözlemleyebildiler.

Artı olarak bazı gökbilimciler hala bu toz bulutlarının öte uydulardan geldiğine ikna olmadılar ve iki gezegen arasındaki çarpışmalardan kaynaklanabileceğini öne sürdüler. Her iki durumda da, bir ötegezegenin evriminde ötegezegenlerin rolünü anlamak ve bu çarpışmaların uzaylı yaşamını etkileyip etkilemeyeceğini belirlemek için daha fazla gözlem yapılması gerekiyor.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir